İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Aşk Şiirleri”

Ne olur üzme şiiri

Daima Mevlanın dediği olur Kurbanın olayım üzme kendini Sabreden mutlaka umduğun bulur Ne olur gel artık üzme kendini   Önüne çıksada bir hayli zorluk Peşinden gelirmiş güzelim varlık Umarım benliğin görmesin darlık Perişan eyleyip üzme kendini   Bende bir yetimdim ve de bir öksüz Ne zorluklar gördüm şeksiz şüphesiz Düştüğün hiç bir yol olmaz tepesiz Ne olur bir düşün üzme kendini   Velev ki denedin olmadı bu işin Bırakmak mı gerek bu işin peşin Sözümü bir değil bin kere düşün Düşünde güzelim üzme kendini   Bu işe gönülden verenler emek Nasip olur ona meyvesini yemek Bir azcık sabredip beklemek gerek…

Bir güzel şiiri

Bu gece bir güzel düştü aklıma Hun oldu gözlerim yandım amanın Can felek başıma ne işler açtı Kor oldu yüreğim yandı amanın   Bu nasıl sevgidir bu nasıl iştir Tarifi olmayan türden ateştir Yarenler bu halim kereme eştir Har oldu benliğim yandım amanın   Çareler aradım çare olmadı Sadrıma bir azcık neşe dolmadı Dur artık be felek gücüm kalmadı Tükendi mecalim yandım amanın   Bir sağa bir sola gezindim durdum Hayaller üstünden hayaller kurdum Ah edip felekten o yari sordum Bilemem deyince yandım amanın   Ben sana ne desem nasıl olasın Bir anda aşkıma düşüp solasın Ben buldum yar sende…

Bir kul şiiri

Bir insan severse bir gülü içten Gölgedir peşinde ayrılmaz hiçten Gün be gün eriyip düşmez mi güçten Sevince bir aşık sevince bir kul   Şiirler nağmeler türlü besteler Uğrunda köpürüp yazıp desteler Geçilmez nazından yürek hesteler Severse bir mecnun sevince bir kul   Gündüzün hayaldir gece rüyası Canlanır gözünde saçı oyası Köklenir kalbinde aşkın boyası Sevince bir kerem, sevince bir kul   Yemeden içmeden düşer bir anda Benliği hastadır yüreği kanda Şu gönül dediğin durmaz bir yanda Sevince bir kızı sevince bir kul   Kesilmez Ah Vah’ı bitmez nareler Bir anda deşilir olan yareler Baksa da tabipte olmaz çareler Sevince…

Bu nasıl sevda şiiri

Hun oldu gözlerim dinmez yaşığım Nerdesin cancağız nerdesin dön gel Bu hale düşmüştür hangi aşığım Nerdesin gülcanım durmada dön gel   Böyle bir sevdanın var mı tanımı Yaktı da nar etti her bir yanımı Yok oldu benliğim aldı canımı Aşkından deliye dönmüşem döngel   Bir uvzum biriylen değil barışık Büsbütün bedenim karma karışık Feryatlar içinde bekliyor ışık Anlayıp halimi güzelim dön gel   Her yanım titriyor her yanım yaman Çakılmışta sanki geçmiyor zaman Söz dinlemez gönül vermiyor aman Nerdesin kırgülüm yel olup döngel   Dert keder üstüme eyledi hucüm Ne yapsam neylesem yetmiyor gücüm Şu akan göz yaşım misali sicim…

Çıkma karşıma şiiri

Dert acı yükümü topladım aha Bal olsa bu elde durmam bir daha Varıpta söyleyin Goncagül şaha Çıkmasın önüme ezip geçerim   Lütfedip yükümü sorarsa eğer Diyin ki dert hüzün acıylan keder Bilemem peşinden ne söyler ne der Durmasın önümde çiğner geçerim   Bir daha açılmaz fırsat pazarı Nefret dumanıyla sardı üzeri Öldü de defnettik örtük mezarı Ola ki kalkmasın basıp geçerim   Öyle ya yıllardır yaşattı çile Söylemek kolaydır elbette dile Her halde aşkıma eyledi hile Varmasın pür şamar atıp geçerim   Kul oldum önünde ne biçim duruş Niyetim şu idi bitmesin barış Yönünü tutmadı sevdam yakıp geçerim Her sözün…

Görmüyor musun şiiri

Keskin bakışına hayran olduğum Halen sevdiğimi bilmiyor musun Şu gönül üç yıldır susmaz inliyor Kulak verip sesin almıyor musun   Görmüşken sevdanın nice türünü Yüreğimde esir kalmış hürünü Hiçbirisin tutmaz senin yerini Bakıpta haberdar olmuyor musun   Varlığın her daim durur önümde Gözlerim çevrilen herbir yönümde Unutmadım seni tek bir günümde Yar bunu fark edip bilmiyor musun   Kollarımı açar gözüm yumarım Yar bana sarılır diye umarım Coşuverir anda kanım damarım Ne hale düşmüşem bilmiyor musun   Sen bensin bende sen her dem düşümde Goncalar açmışsın yirmi beşinde Gönül bir gölgedir gezer peşinde Sen bunun farkına ermiyor musun   Can…

Yüküm ağır şiiri

Yerlerin göklerin tekbir hakimi Dilediği anda hükümü Sırtımda birikmiş derler yükümü Hepsini bir anda sil süpür gitsin   Herdem düşmüş iken kendi hayıma Cümle nas yükünü sürdü tayıma Şimdiyse başladım geri sayıma Mahvetti ömrümü sil süpür gitsin   Yalvardım Yakardım sitemli sözler Birgün olsun bana dönmedi gözler Kırdın kol kanadım tutmuyor dizler Tükendi şu ömrüm yardım et gitsin   Her geçen önümden atıyor sille Kimisin eliylen kimisin dille Bir zalim gözlerim çekti de mille Artık görmüyorum yardım et görem   Yıllardır bilemedim ne garip şeydir Bir ümit vermedi neresin eydir İşi yürütenler ağadır beydir Bilmedim ne iştir yarım et gitsin.…

Bülbülüm şiiri

Gonca gül bağında bülbülü gördüm O nasıl yanıştı nasıl bir haldi Vardım da yanına sebebin sordum Sırlar dünyasında sırrımdır dedi   Nasıl bir sırdır ki saklıyor onu Bu sırrın hakkında açmıyor konu İp ucu vermezse çözemem bunu Yalvardım yine de sırrımdır dedi   Her yerinde gördüm batık izleri Sitemliydi anca cümle sözleri Gonca gül yönüne dikmiş gözleri Direttim yine de sırrımdır dedi   Sanki de yol buldum varan çözüme Nice sırrı çözmek varmış özüme Saz ile başladım artık sözüme İnlerde söylemez sırrımdır dedi   Dedim ki nicedir senin şu halin Hışmına varmışsın o gonca gülün Gel artık çözülsün bülbülüm dilin…

Yazıklar olsun şiiri

Bu nasıl sevdadır ne garip yanmak Nar olmuş her yanım bilmiyor sönmek Söz verip sözünden olur mu dönmek Beni yakanlara yazıklar olsun.   Denmez mi ateşin dumanı nerde Elbet çıkar yanan her ateşlerde Dertli başım düşmüş sevdayla derde Varip düşürene yazıklar olsun   Ateşsiz bir yerden duman çıkar mı Gözeler coşmazsa sular akar mı Sevdayı bilenler bunca yakar mı Cümle yakanlara yazıklar olsun   Sevda cahilinde olmaz inayet bütün bir işidir onun cinayet Aşıkın aşkına eder hıyanet Böyle hainlere yazıklar olsun   Ahmet’imi yakan anda unmasın Dostların hal hatır varıp sunmasın Benliğim düşünüp asla anmasın Derim ki o yare yazıklar…

Felek şiiri

Felek son darbeyi vurdu bu gece Varıp yetişeyim tutmayın beni Yarimi elimden aldı bir cüce Hesabın keseyim tutmayın beni   Bir zulum benliğe layıkmı canlar Arifler sözümü çok iyi anlar Durmadı durmuyor zalim insanlar Hakkını vereyim tutmayın beni   Üç yıldır peşinden durma sen koştur Gündüzün aynamdır geceler düştür Söylesin bilenler bu nasıl iştir Sırrına ereyim tutmayın beni   Böldüm uykuları durdum divana Kavuştursun diye körpe civana Mevlam huzurunda düştüm şivana Beş vakit namazda saldım duana   Emekler gitmesin tutmayın beni Şartlanmış şu gönül dert etmiş sere Benimdir gidemez gayri bir yere Umarım hainler farkına ere   Haberin vereyim tutmayın…