İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Kısa Aşk Şiirleri”

Sevdam şiiri

Bu azim sevdaya nasıl vuruldum Her yerim kaynıyor sormayın gitsin Zalimler zulmedip girdi araya Bu sevda yüzünden ummana döndüm   Nehirler dereler çay ile ırmak Sevdamın yanında değildir parmak Ne mümkün önünde set çekip durmak Gönülde ün salmış deryaya döndüm   Bazen coşar ben taşar taştıkça taşar Bazen celallanır bendini aşar Aşarda maşukun peşine düşer Köpürür kabaran denize döndüm   Her yandan doldu da sıtkı da sıkar Taştı da durmuyor dışarı akar Yakında bu sevda beni de yıkar Halleri bilinmez meçhule döndüm   Bu yolda ne varsa hepsin topladı İnsafsız bir şekilde bana sapladı Bir bütün benliğim sardı kapladı Her…

Kurban olam şiiri

Bir sevda gönülde olmazsa pür nur Ermezmiş menzile gel bunu durdur Bu yolun gidişi kavidir zordur Gel gülüm kendine yazık eyleme   Bu yol nicesini eyledi ziyan Aldığı yükünü çekmedi tayı Iskalamaz derler feleğin yayı Ne olur kendine yazık eyleme   Her yanını sarmış amansız diken Öyle bir diken ki her yeri söken Dön diyorum sana yollar yakınken Gel de sen kendine yazık eyleme   O aşık kerek ki yollar ustası Bundan olmadı mı dertler hastası Dinle sözümü de avut at pası Ebedi kendine yazık eyleme   Mecnun batmadı mı nice cağlara Ferhat tünel kazmadı mı dağlara Nice aşık düştü…

Şımarık yarim Şiiri

Ah benim sevdiğim şımarık yarim Ebedi bir daha yüzün gülmesin Bitirdin ömrümü dertle kederle Ebedi dünyada yüzün gülmesin   Yüz üstü bırakıp gidince hızla Baş başa kalıpta sözümle saza Peşinden ağladım tam bir avazla Senin de ebedi yüzün gülmesin   Sanma ki gülecem bekleme sefa Bırakmaz peşini dert ile cefa Sevenin ahında kim görmüş vefa Ebedi bir daha yüzün gülmesin   Yıllardır peşinden nasıl ki yandım Yanıpta canımdan bezip usandım İhaneti alıp hakka dayandım Şudur sebebi ki yüzün gülmesin   Arar Orkun der ki bekle yakındır Belalar azaplar artık hakkındır Lanet halkasını boyna takındır Takın ki senin de yüzün gülmesin

O gülü at gitsin şiiri

Bir kulun gönlünde sevda yok ise Köpürüp çağlayan sele ver gitsin Sendeki muhabbet dahi çok ise Düşünme bir anda yele ver gitsin   Sevgili dediğin halden bilmeli Feryadın duyunca varıp gelmeli Bütün varlığıylan kurban olmalı Baktın ki olmuyor yola ver gitsin   Sevende görülür nice bir haller Bu hali kıskanır görünce eller Baktın ki çalmıyor sazında teller Hiç figan eyleme dile ver gitsin   Neyimiş efendim kaş, gözün, saçın Bu bana vız gelir siz bunu geçin Sevgiyi bilene kapıyı açın Velev ki bilmiyor ele ver gitsin   Yıllarca yaşayıp gördüğüm böyle Hiçbir düşündüğün olmuyor öyle Gel silkin Ahmet’im artık bir…

Geçmez olaydım Şiiri

Eşekler ne bilir yonca tadını Onların hakkıdır pelit odunu Bir güzel gördüm de sordum adını Yön verip önünden geçmez olaydım   Mevlamız yaratmış bildiğin ayna Şu gönül bu hale nasıl dayana Aşk olsun hallerini döküp sayana Ne diye ben çıktım çıkmaz olaydım   O Ne bir gülüştü ne biçim hali Deprenir içinde kırmızı dili Bir anda tükendi gönlümün pili Yutsaydı da dili görmez olaydım   Bembeyaz dişleri incidir sanki Cemalin ay güneş aynen inanki Görüpte gevremez hangi iman ki Görüpte yanından geçmez olaydım   Dişlerin arasında süzüyor kaymak Sineler şahlanmış bilmiyor durmak Bir ceylan misali her yanı oynak O ceylan…

Anayım Seni Şiiri

Ben yine bu gece anayım seni Laleler sümbüller kıskansın Leylam Ne oldu nediye bilmem nedeni İçimden geldi de işte o kadar   Benliğin alayım önümde dursun Tepeden tırnağa her şeyin görsün Şu gönül bir güzel methini versin Baktıkça yazayım işte o kadar   Kaşlar gözlerinin olmuş mahremi Bir hilal eylemiş Mevlam çehreni Gül yüzün Mecnun’a çevirdi beni Yar sakın susturma işte o kadar   Yanaklar kızarmış dudaklar bal’dan Sineler eğilmiş düşecek daldan İlerde bir libas giymiştin al’dan Görünce fark ettim işte o kadar   Ne güzel yatışmış ince tenine Her haliyle uzununa enine Kurban olam yüzündeki benine Yar bana çok…

Kendini Yokla Şiiri

Eğer ki ayağın bir taşa değerse Durma be güzelim kalbini yokla Bilmem sebebini herhangi şeyse Sen yine de durma kendini yokla.   Bir kula Mevla’nin gelmez belası Gelmişse bilsin ki kendi zulası Nasıl da atfeder bir kahrolası Demişken sen kendi kalbini yokla   Çevirirken anda bin türlü dolap Sokaklarda koşan misali kilap Bu hale ne yapsın o yüce çalap Durma be insanfsız kendini yokla   Her halin rezalet bitmeyen cürüm İşlerde her yana edersin sürüm Aklında da dersin her şeyde hürüm Ziyandır Bu akla kendini yokla   Yaradan Mevlaya kafa tutarsın Olmayan bir şeyi öne atarsın Bir yalan üstüne on…